Health Tourism

WHAT IS HEALTH TOURISM?
In an increasingly globalised world, the growth of cooperation between countries, greater freedom and opportunities for travel, improvements in transport, the development of quality healthcare services across the globe, and financial difficulties in healthcare funding—both for individuals and from public budgets—have increasingly highlighted the importance of health tourism worldwide.
Today, problems arising from industrialisation and urbanisation are having negative effects on human and public health. In unhealthy societies, the workforce and production capacity are diminishing. To protect human health and increase workforce productivity and production, natural tourism resources (clean air, sunshine, therapeutic thermal waters, climate) are being utilised.
Health tourism is, in short, visits made by individuals to a country other than their own to receive services that are preventive, curative, rehabilitative, and health-enhancing. Health tourism is a sector that enables the growth of healthcare institutions by utilising the potential for international health-related mobility.
Health tourism;
- Thermal Health Tourism
- Medical Tourism
- Senior Tourism (3rd Age Tourism)
- Accessible Tourism.
Furthermore, the Ministry of Health has classified international patients as follows:
Individuals travelling from their place of residence to another location for the purpose of receiving medical treatment are classified as “Medical Tourists”,
Tourists who are required to receive emergency or unplanned healthcare services whilst on holiday are classified as “Patients Receiving Services Under the Tourist Health Scheme”,
Individuals arriving in Turkey under bilateral agreements concluded by the Ministry of Health with certain countries in various health-related fields are referred to as “Patients from Countries with Bilateral Health Agreements”, and individuals arriving in Turkey to utilise each other’s healthcare services under agreements between social security institutions are referred to as “Patients from Countries with Agreements with Social Security Institutions”.
The Ministry of Health’s definition clearly outlines only the specific sub-categories of medical tourism that are unique to our country. Unfortunately, this perspective also applies to the Ministry of Culture and Tourism, which has served as the other driving force in steering health tourism over the past 10 years. Turkey is one of the few countries capable of providing services across all four distinct categories of health tourism: medical, thermal health, elderly care and care for the disabled.
As tourists in the health tourism sector travel for both treatment and leisure, their expectations are high, as is the added value generated. Health tourism is a significant foreign exchange-generating activity; as a country with tourism potential, enhancing Turkey’s appeal alongside other alternative forms of tourism will ensure the sector thrives throughout the year.
In the medical tourism sector, our country has made significant strides in recent years. Thanks to investments made in recent years, Turkey has gained a stronger foothold in the health tourism sector. Indeed, in 2014, nearly half a million people received treatment in our country, comprising both patients arriving for health tourism and those receiving services under the ‘tourist health’ category. Approximately half of this figure was classified as health tourism. This number is expected to rise in the coming years.
The plan targets a figure of 750,000 specifically for foreign patients coming for medical treatment. In other words, a 300% increase in numbers is expected over the next four years. The World Tourism Organisation (WTO) states that the number of people travelling for health purposes will reach 20 million in 2015. According to the targets of the Action Plan for the Development of Health Tourism under the 10th Development Plan, 435,000 visitors seeking health services are projected to visit our country from the global health tourism sector in 2015.
When considered alongside our country’s share of the leisure tourism sector, this target appears to be easily achievable. However, it is crucial that the path towards this target is mapped out through the Health Tourism Coordination Council (SATURK), as Turkey’s health tourism policies have yet to be properly coordinated. The most popular countries in the field of health tourism are the USA, India, Cuba, Costa Rica, Thailand, Singapore, Colombia, Malaysia, Turkey, Mexico, Germany and South Korea. Countries in South and Central America generally serve American citizens seeking treatment options outside the USA due to very high treatment costs. Malaysia, meanwhile, receives approximately 75% of its patients from neighbouring regions such as Indonesia and the Philippines, who seek better medical services. In European countries, the most common cross-border patient movement is still within the bloc itself. For example, 92% of patients coming to Belgium from outside the country originate from neighbouring EU nations, with 60% of these coming from the Netherlands.
Source: From the website of the Ministry of Health of the Republic of Turkiye.
SAĞLIK TURİZMİ NEDİR?
Globalleşen dünya da, ülkeler arasında işbirliğinin, seyahat özgürlüklerinin ve imkanlarının artması, ulaşımda kolaylıklar sağlanması, sağlık hizmetinde kalitenin dünyanın değişik köşelerinde de gelişmesi, sağlık hizmeti finansmanında hem bireysel hem de bütçe kaynaklı güçlükler, dünya da sağlık turizmi kavramının önemini giderek artırmıştır.
Günümüzde sanayileşme ve kentleşme sonucu meydana gelen sorunlar insan ve toplum sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Sağlıksız toplumlarda işgücü ve üretim kapasitesi azalmaktadır. İnsan sağlığını korumak, işgücü verimini ve üretimi arttırmak amacı ile doğal turizm kaynakları (temiz hava, güneş, şifalı termal sular, iklim) olanaklarından faydalanılmaktadır.
Sağlık turizmi; kısaca bireylerin hem koruyucu hem tedavi edici hem rehabilite edici hem de sağlığı geliştirici hizmetleri almak amacı ile yaşadıkları ülke dışında bir ülkeye ziyaretleridir. Sağlık turizmi, uluslararası sağlık amaçlı hareketlilik potansiyelini kullanarak sağlık kuruluşlarının büyümesine imkan veren bir sektördür.
Sağlık turizmi;
- Termal Sağlık Turizmi
- Medikal Turizm
- Yaşlı Turizmi (3rd Age Tourism, 3. Yaş Turizmi)
- Engelli Turizmi kavramlarını barındırmaktadır.
Ayrıca uluslararası hasta sınıflaması Sağlık Bakanlığı tarafından aşağıdaki şekilde yapılmıştır;
İkamet ettiği yerden başka bir yere sağlık kazanmak amacıyla seyahat eden kişilere “Medikal Turist”,
Tatilleri esnasında acil veya plansız sağlık hizmeti almak zorunda kalan turistlere “Turistin Sağlığı Kapsamında Hizmet Alan Hasta”,
Sağlık Bakanlığının da bazı ülkelerle sağlıkla ilgili birçok alanda yapmış olduğu ikili anlaşmalar kapsamında Türkiye’ye gelen kişilere “Sağlık Alanında İkili Anlaşmalı Ülkelerden Gelen Hasta”, Sosyal güvenlik kuruluşları arası anlaşma kapsamında birbirlerinin sağlık hizmetleri olanaklarından yararlanma amacıyla Türkiye’ye gelen kişilere “Sosyal Güvenlik Kurumuyla Anlaşmalı Ülkelerden Gelen Hasta” denilmektedir.
Sağlık Bakanlığının bu tanımlaması, net bir şekilde sağlık turizminin sadece medikal turizm ayağının ülkemize özgün alt başlıklarını tanımlamaktadır. Bu bakış açısı maalesef sağlık turizmini son 10 yıldır yönlendirme fonksiyonunun diğer lokomotif ayağı olan Kültür ve Turizm Bakanlığı için de aynıdır. Türkiye medikal, termal sağlık, yaşlı ve engelli olarak 4 farklı başlıkta tanımlanan sağlık turizminin tüm başlıklarında hizmet sunma şansı olan nadir ülkelerden biridir.
Sağlık turizmindeki turistlerin hem tedavi hem de tatil amacı olduğu için beklentileri, aynı zamanda yarattığı katma değer de yüksektir. Sağlık turizmi döviz kazandırıcı önemli bir faaliyet olup, turizm potansiyeli bulunan bir ülke olarak Türkiye’nin diğer alternatif turizm türleri ile cazibesinin artırılması, yılın 12 ayında turizmin canlanmasını sağlayacaktır.
Sağlık turizminin tıp turizmi ayağında ülkemiz son yıllarda atağa geçmiştir. Son yıllarda yapılan yatırımlarla, sağlık turizmi alanında daha çok söz sahibi olunmaktadır. Nitekim 2014 yılında sağlık turizmi için gelen hastalar ile turistin sağlığı kapsamında hizmet alanlar olmak üzere toplam yarım milyona yakın kişi ülkemizde tedavi olmuştur. Bunun yaklaşık yarısı sağlık turizmi kapsamında değerlendirilmiştir. İleriki yıllarda bu sayının artması beklenmektedir.
Planında bu rakam yalnızca medikal tedavi amaçlı gelen yabancı hastalar için 750.000 olarak hedeflenmiştir. Yani önümüzdeki 4 yılda %300 oranında sayısal artış beklenmektedir. Dünya Turizm Örgütü(WTO) 2015 yılında, sağlık amaçlı seyahat edecek kişi sayısının 20 milyona ulaşacağını belirtmektedir. 10. Kalkınma Planı Sağlık Turizminin Geliştirilmesi Programı Eylem Planı hedeflerine göre ülkemize dünya sağlık turizmi sektöründen 2015 yılında 435.000 sağlık hizmeti amaçlı ziyaretçi öngörülmüştür. Bu rakam WTO tarafından belirlenen 2015 tahmininin % 2.2’sini kapsamaktadır Bu hedef ülkemizin dinlence amaçlı turizm sektöründen aldığı payla birlikte değerlendirildiğinde kolaylıkla ulaşılabilecek gibi görünmektedir. Ancak halen koordinasyonu sağlanamamış olan Türkiye sağlık turizmi politikalarının Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu (SATURK) aracılığı ile hedefe olan yolunun belirlenmesi çok önemlidir. Sağlık turizmi alanında en çok tercih edilen ülkeler; ABD, Hindistan, Küba, Kosta Rika, Tayland, Singapur, Kolombiya, Malezya, Türkiye, Meksika, Almanya ve Güney Kore’dir. Güney ve Orta Amerika ülkeleri genel olarak çok yüksek tedavi maliyetleri nedeniyle ABD dışında tedavi seçenekleri arayan Amerikan vatandaşlarına hizmet sunmaktadır. Malezya ise hastalarının yaklaşık %75’ini Endonezya ve Filipinler gibi yakın çevreden daha iyi tıbbi hizmet için almaktadır. Avrupa ülkelerinde en sık görülen sınır aşan hasta hareketi yine birlik içinde yaşanan hareketlerdir. Örneğin Belçika’ya ülke dışından gelen hastaların %60’ı Hollanda’dan olmak üzere %92’si komşu AB ülkelerinden gelmektedir.
Kaynak: Metin Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Websitesi'nden alınmıştır.

